|
Bakım ve Öneriler
Sevgili Yetiştiriciler, hepimizin ortak merakı
olan güvercin yetiştiriciliğinin, güvercin
sağlığı bakımından da temelini oluşturan,
olmazsa olmaz şeklinde de
değerlendirebileceğimiz ana kuralları vardır.
Uygulanması gereken kurallar nelerdir kısaca
açıklayarak başlayalım;
1. Mutlaka standartlara uygun kümes veya
kümesler.
2. Temizlik ve hijyen
3. Sağlıklı damızlık
4. Finansman
5. Zaman
6. Sportmenlik
1.Kümes ;
Kümes deyince aklımıza gelen konu;
güvercinlerimizin rahat edebileceği, sağlık
koşullarına uygun ,yaşamları süresince
barınabilecekleri güvercin evlerinden söz
ediyorum. Kümesleri, bahçe kümesleri ,tavan
arası kümesleri ve teras kümesleri olarak
sınıflandırabiliriz. Kümeslerimizin cephesini ,
şayet şeçeneğimiz varsa rüzgarın daha ılık
estiği, sabah güneşini ve gün boyu güneş
ışınlarını alabilen doğu veya güney doğu
yönlerine kurarsak kuşlarımızın güneş
ışınlarından azami derecede faydalanmalarını
sağlarız. Böylece sabahın erken saatlerinde
kümesin içersindeki
havanında ılıklaşmasını sağlarız. Kümeslerin çok
lüks olması önemli değildir ancak ihtiyaçlara
cevap vermesi çok önemlidir. Bahçe kümeslerini
ve terasta inşa edeceğimiz kümesleri yerden 45cm
gibi yüksekliğe kaldırırsak, kümesin altında
oluşacak hava sirkülasyonu sayesinde kümes
tabanının daima kuru kalmasını sağlarız. İyi bir
kümeste dikkat edilmesi gereken en önemli husus
kümesin tabanının sürekli olarak kuru kalmasını
sağlayan ve kuşlarımızda üst solunum
problemleri yaratmayan havalandırma
sistemlerinin bulunmasıdır. Bunun için belli
zaman dilimlerinde devreye sokacağımız (kuşları
yemleme zamanı gibi ) elektrikle çalışan
havalandırma sistemlerini tercih edebileceğimiz
gibi doğal havalandırma sistemlerini de
oluşturabiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken
en önemli husus kümes içersinde kuşlarımızı
cereyana maruz bırakmamaktır. Bu nedenle
kümeslerde tek cepheden, tercihen kümeslerin ön
yüzünde alttan açılacak havalandırma delikleri
ile kümesin içersine temiz hava girmesini
sağlarız. Tavandan açacağımız havalandırma
bacaları ile de kümesteki istenmeyen kötü hava
ve kokuların dışarıya çıkmasını sağlarız.
Böylece kuşlarımızı hava akımlarına (cereyan)
maruz bırakmaksızın kümeslerimizin hava
sirkülasyonunu sağlarız.
Ayrıca kümeslerde kuşlarımızın yuva ölçülerini
ve şekillerini belli standartlara göre dizayn
edersek hem kuşlarımız rahat eder hem de yuva
temizliğinde bizler rahat ederiz. Standartlara
uygun yuvadan kastım; bir çift kuşun yaşamlarını
sürdürebileceği, rahatlıkla eşleşip yavrularını
büyütebilecekleri, kolay temizlenebilmesi için
altında tercihen yuva ızgarası olan, içersinde 2
adet yumurtalık konulabilen, önleri gerektiğinde
kapatılabilmesi için yuva önü bulunan,
yetiştirdiğimiz kuşların fiziki yapılarına uygun
ölçülerdeki yuvaları kastediyorum. Bu yuvaların
ölçüleri kişisel olarak değisse de, normal
ölçüler 40x60x40 veya 40X70X40 gibidir. Konuyu
biraz açmak gerekirse ideal bir yuva 40 cm
derinlik, 60 cm genişlik, 40 cm yüksekliktedir.
Bu standartlara sahip bir yuvada bir çift kuş,
konulacak 2 adet yumurtalık sayesinde aynı anda
bir çift yavru büyütürken, bir çiftte yumurtaya
yatabilir. Yuva önleri sayesinde ise kuşlarımızı
yuva içersine kapatıp, burada eşleştirerek,
yemini ve suyunu burada vererek doğacak
yavruların istediğimiz çiftlere ait olduğundan
emin olabiliriz. Ayrıca yuva önlerine
takacağımız mamalıklara yem koyarak, hem yavruya
bakan çiftlere yardımcı olabiliriz, hem de
yavruların ebeveyinlerine bakarak çabucak yem
yemeyi öğrenmelerini sağlarız. Yuva altı
ızgaraları ise kuşlarımızın dışkılarıyla
temasını kestiği için yemin dışkı ile bulaşması
sonucu oluşabilecek olan enfeksiyonların
önlenmesinde rol oynayan çok önemli faktörlerden
biridir. Ayrıca haftada bir kez bu ızgaraları
kaldırmak suretiyle yuvalıkları kolayca
temizleyebiliriz.
Kümeslerimizin tabanlarını günlük olarak
temizlemiyorsak yere koyacağımız taban
ızgaraları sayesinde kuşlarımızın dışkıları ile
temasını keseriz. Kuşlar yerdeki dışkılara
basmadığı için, bu dışkılar daha kısa sürede
kuruyup, temizlik aşamasında ise daha kolay
temizlenebilecektir. Kümeslerde kuşlarımızın
suluklarını yerden takriben 50cm yükseklikteki
sehpaların üstüne yerleştirirsek, içeride uçuşan
tozların sulukları kirletmesini belli oranda
önlemiş oluruz. Kuşlarımızın mutlaka hergün
sularını değiştirip tazeleyelim. Böylece uzun
süre suluklarda bayat su kalmayacağından suyun
bakteri üretmesini de belli oranda önlemiş
oluruz. Günlük verdiğimiz suyu direk çeşme suyu
yerine, içersine bir miktar su dezenfektasyonu
ilave ederek verirsek, sudan geçmesi muhtemel
olan bazı enfeksiyonları önlemiş oluruz. Ayrıca
kuşlarımıza yemlerini mutlaka temizlenip
dezenfekte edilmiş bir zeminde veya yemliklerde
vermeliyiz. Sanırım hiç kimse tuvalette
yemeğini yemek istemez. Öyleyse bizlerde
kuşlarımıza yemlerini özenle hazırlanmış
yemliklerinde sunalım.Alacağımız bu basit
tedbirlerle kuşlarımızın sağlıklı kalmalarını
sağlamış oluruz.
2.Temizlik ve Hijyen ;
Temizlik ve hijyenik koşullar hastalıkların
kolayca yayılmasını önleyeceğinden, mutlaka
uygulanması gereken önemli tedbirlerdir.
Haftalık yapacağımız kümes temizliği, yerleri,
yuvaları, yumurtalıkları, tünekleri ve kümeste
kullanılan her türlü ekipmanı
kapsamalıdır. Kümes temizliği birkaç aşamalıdır.
Birinci aşamada kümesteki her yer ve ekipmanlar
(yemlik, suluk vs ) temizlenmelidir. Bu
periyotta mümkünse elektrik süpürgesi ile
kümesteki her yerin küçük tozları alınır. İkinci
periyotta ise bir kova içersine konulan bir
miktar dezenfektasyon ilacı karıştırılmış ılık
su ile bütün yüzeyler silinmek suretiyle,
mikropların barınmasına uygun ortam
yaratabilecek olan tozlar silinip temizlenir.
Son olarak ta dezenfektasyon pompası ile
püskürmek suretiyle kümesteki el girmeyen
yerlerde dahil olmak üzere her yer dezenfekte
edilir. Bu işleme alternatif olarak pürmüz ile
yakmayı da deneyebilirsiniz.
Unutmamak gerekir ki yakma metodu da mikropların
imha edilmesinde çok etkilidir. Ancak çok
dikkatli olunmasını tavsiye ederim. Zira yangın
çıkarabilirsiniz veya kendinize zarar
verebilirsiniz.
3.Sağlıklı damızlık ;
Damızlık seçimimizi yaparken, kuşun gözle
görülebilen ve aranılan vasıfları dışında
,sağlık barometrelerinin de dikkate alınması
gerektiğini düşünüyorum. Zira sağlıklı yavrular
ancak sağlıklı damızlıklardan gelir. Dikkat
edilecek olursa doğada sadece en sağlıklı ve en
güçlü hayvanlar hayatta kalır ve onlar sürünün
damızlığını oluşturur. Bizlerde tabiata fazla
aykırı davranmamalıyız. Çok çabuk hastalanan bir
damızlık kuşun yavruları da aynı olacaktır.Fakat
sağlıklı, her türlü koşullarda hayatta kalmayı
başarabilen ve hastalıklara karşı ilaç
kullanmaksızın direnç gösterebilen bir damızlık,
daima dayanıklı bir soyun atası olacaktır.
Bilemiyorum bizler belki de posta güvercini
yetiştiricisi olduğumuz için ve bu kuşlar
sportif amaçlı yetiştirildiklerinden bu konuda
çok hassasiyet gösterebiliriz. Ancak başka
ırkları da yetiştirmiş olsaydım, aynı
düşüncelerle hareket ederdim.
4.Finansman ;
Kuş bakımı sanıldığı kadar çok basit ve ucuz
olmayıp, mutlaka belli oranda finansmana ihtiyaç
duyulmaktadır. Bunları belirtmemdeki neden şayet
yeni bir arkadaşımız bu hobiye merak salarsa,
kendini nelerin beklediğini bilmesi içindir. Bu
harcamaları kısaca özetlemek gerekirse;
başlangıçta kuş edinebilmek için bir miktar
harcama yapılır. Daha sonra kuşun olağan
harcamaları vardır.Yem, ilaç, aşı, vitamin, yem
katkıları vs. gibi. Form ve Performans ırklarını
besleyen arkadaşların harcamaları aşağı yukarı
bunlarla biterken, Posta güvercinleri ile
uğraşanları daha farklı harcamalar da
beklemektedir. Örneğin yarışları tertipleyen
organizatörlere yaptıkları harcamalardan dolayı
ödenen kuş başı ücret, ayrıca kuşları yarışlara
hazırlamak için kişisel arabalarınızla veya
yarış arabasıyla yaptıracağınız antrenmanlara
harcanan paralar vs. Yaklaşık 80 –100 adet posta
güvercini besleyip yarıştıran bir kümesin
senelik harcamaları ortalama 1000 $
civarındadır.Bu bakımdan posta güvercini ile
profesyonel anlamda uğraşmayı düşünen yeni
arkadaşların işin bu yönünü de göz önünde
bulundurmalarını tavsiye ederim.
5.Zaman ;
Hangi ırkları yetiştiriyorsanız yetiştirin,
mutlaka bakımı için belirli bir zamana ihtiyaç
vardır. Bu zaman diliminde eğer hava müsaitse
kuşlarımızı mutlaka dışarı çıkarıp
havalandırmalıyız. Bütün günü kümeslerde kapalı
olarak geçiren kuşların bu özgürlüğe herşeyden
fazla ihtiyacı olduğunu unutmayalım. Şayet posta
güvercini yetiştiricisi ve yarışçısı iseniz size
günde en az iki saat gerekiyor demektir.
Sabahları 1 saat, akşamları da bir saat olmak
üzere günde iki saat uçurtmak gerekiyor. Başka
türlü bu GÖKYÜZÜ SAVAŞÇILARINI formda
tutamazsınız.
6.Sportmenlik ;
Her türlü yarış müsabakalarında olduğu gibi
güvercin sporunda da yetiştiricinin diğer
yetiştiricilere karşı sportmence davranması
gerektiğine inanıyorum.Yetiştirici herşeyden
önce başkalarının haklarına saygı gösteren,
bilgi birikimini paylaşan, dürüst, birlikte aynı
hobiyi paylaşan kişilerinde hobilerini
yapmalarına imkan tanıyan, başkalarına ait
kuşları yakaladığında, mümkünse sahibine iade
etmeyi prensip edinmiş ve elindeki ile yetinmeyi
bilen bir yapıya sahip olmalıdır. Bunun
gerçekleştirilebilmesi içinde mutlaka her
yetiştirdiğimiz kuşumuza yıl ve isim markası
takılmalıdır. Kuş alımlarında kuş sahibi,
sattığı kuşla beraber kuşun markasının karşılığı
olan kartını veya pedigresini vererek bir
anlamda alıcıya kuşun nüfus kağıdına sahip olma
imkanı tanımış olur. Sanırım bu tarzda
uygulamalar ile hepimizin korkulu rüyası olan
kuş HIRSIZLIĞININDA önüne belirli oranda geçmiş
oluruz. Güvercin yetiştirmenin bir AMAÇ değil,
bizleri birbirleriyle tanıştıran ve kaynaştıran
bir ARAÇ olduğu düşüncesinin, hepimizin bu olaya
bakış açısını değiştireceğini tahmin ediyorum.
Ayrıca hasta kuşunu bir başka yetiştiriciye
satmanın da gittiği yerde doğuracağı sonuçlar
açısından son derece sportmenlik dışı bir
davranış biçimi olduğunu ifade etmeliyim. Şayet
kümesimizde herhangi bir hastalık varsa, bunu
çevremizdeki kümeslerin sahiplerine bildirip
tedbir almalarını sağlamakta herşeyden önce bir
insanlık ve sportmenlik görevidir. |